Kategoriler
MEVZUAT MUHASEBE TÜRKİYE

Geri Kazanım Katılım Payı ve Poşet Ücreti Bildirimi

 

                Geri Kazanım Katılım Payı (Poşet Ücreti)

10/12/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak, 01/01/2019 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na ek 11 maddede; “kanuna ekli 1 sayılı listede yer alan ürünlerden poşetler için satış noktalarından listede belirtilen diğer ürünler için ise piyasaya sürenlerden yine aynı listede bildirilen minimum geri kazanım katılım payları tahsil edilir” şeklinde bir düzenleme yapılarak ve aynı kanuna ek 13. Madde ile  perakende ve toptan satışlarda kullanılan her poşet başına 0,25TL’den az olmamak üzere ücret alınması zorunluluğu getirilmiştir.

                Bu kapsamda; işletmelerin yeni nesil ödeme kaydedici cihazlar(yazarkasa pos) dahil yeni bir departman tanımlatarak Poşet Bedeli olarak Geri Kazanım Katılım Paylarını kayıt altına alması gerekmektedir.

 

                Tahsil Edilecek Poşet Ücreti ve Katılım Payı Tutarı

Poşet başına minimum tahsil edilen her 0,25TL’nin, 0,15TL’si Geri Kazanım Katılım Payı olarak takip eden ayın en gen 15. Günü mesai bitimine kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığına beyan edilerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Merkez Saymanlık hesabına ilgili bankalar aracılığı ile tahsil edilmesi gerekmektedir.

 

                Cezai Uygulamalar

                Ayrıca bahsi geçen Geri kazanım Katılım Payını bildirimde bulunmayan ve tahakkuk eden tutarı ödemeyen işletmeler hakkın 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 20. Mad. g- bendi uyarınca 6.000,00 Türk Lirası tutarında cezai işlem uygulanacaktır.

                Geri Kazanım Katılım Payı bildirim/beyan işlemlerini hatalı, eksik veya yanıltıcı yapanlar hakkında 2872 Sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca altı aydan bir yıla kadar hapis cezası verilecektir. (Değişik: 26/4/2006 -5491/18 md Bu Kanunun 12 nci maddesinde öngörülen bildirim ve bilgi verme yükümlülüğüne aykırı olarak yanlış ve yanıltıcı bilgi verenler, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.)

         Poşet ücreti üzerinden hesaplanan(min. 0,15TL) Geri Kazanım Katılım Paylarını ödemediği tespit edilenler hakkında aynı kanunun 20. Maddesi Z bendi hükmüne göre yüze 20 oranında gecikme zammı uygulanır.

                Plastik poşetlerden ücretin tahsil edilmediğinin tespiti halinde 2872 Sayılı Kanunun 20. Maddesi bb bendine göre işletmeye, kapalı satış alanının metre karesi başına 10,00TL tutarında para cezası uygulanacaktır.

 

Bahsi Geçen 1 Sayılı Liste

2872 Sayılı Çevre Kanunu

,

 

Kategoriler
EKONOMİ GÜNCEL MUHASEBE TÜRKİYE

2019 Asgari Ücret Kaç TL Oldu? (25.12.2018)

2019 Asgari Ücret Belirlendi. 

 





2019 yılı için 7,5 milyona yakın asgari ücretliyi ilgilendiren rakam bugün saat 10:00'da toplanan asgari ücret tespit komisyonu tarafından açıklandı. İşçi ve işveren sendikalarının oy birliği ile karar verilen rakam Net 2.020TL olurken brüt ücret 2.558TL olarak belirlendi. 

 

 

 

 

Kategoriler
MUHASEBE

Verginin Tanımı ve Amaçları

vergi_hukuku
vergi_hukuku
Verginin Tanımı

Vergi için tam bir tanım yapmak mümkün olmasa da vergiyi kısaca şu şekilde tanımlayabiliriz; “kamusal amaçların finansmanı için otorite tarafından belirli yasal düzenlemeler aracılığı ile zora dayalı alınan parasal değer.”  Bazı akademisyenlere göre ise tanımı şu şekildedir,

Gaston Jeze; parasal, karşılıksız, zorunlu belirli kurallara göre alınan, kamu yararına tahsis edilen ve bireylerden örgütlü bir topluluğa dahil olmaları nedeni ile alınan parasal tutardır.

Kategoriler
MEVZUAT MUHASEBE

E-Fatura ve E-Arşiv Fatura Arasındaki Fark

 2008 yılında pilot olarak uygulanmaya başlanan EFKS (Elektronik Fatura Kayıt Sistemi) ile ticaret hayatına giren e-fatura kapsamı genişletilerek sadece sisteme kayıtlı olan kullanıcılar için değil mükellefiyeti bulunmayan bireyler için de düzenlenmesi sağlanmıştır. E-fatura ile e-arşiv faturasının ayrımı da bu kırılımdadır. 

Kategoriler
EKONOMİ MUHASEBE SGK TÜRKİYE

Askere Gidecek İşçinin Kıdem Tazminatı Hakkı

 

Askere gidecek personelin kıdem tazminatı hakkı. 

 

                Bilindiği üzere 1475 Sayılı iş kanunu yürürlükten kalksa da 4857 Sayılı iş kanunun 120. Maddesi ile; 1475 Sayılı İş kanunun 14. Maddesi yürürlükte bırakılmıştır. 1475 Sayılı İş kanunun kıdem tazminatıyla ilgili olan 14. madedesinin 3. alt maddesi hükümüne göre askere gidecek personel iş akdini fesh ederek kıdem tazminatı alma hakkı bulunmaktadır.

                Sülüs belgesi alınmadan iş akdi fesh edilmemelidir. Çünkü sülüs belgesi yani sevk belgesi alana kadar askerlik yeriniz açıklansa dahi, askere gitmekten vaz geçerek tekrar tecil ettirilebilmektedir, kötü niyetle hareket edenlere karşı işverene tedbir hakkı olarak sülüs belgesi isteme hakkı vardır.

                Sülüs belgesi olmadan askerlik nedeni ile çıkış verilmesi durumunda şayet işçi kötü niyetli ise kıdem tazminatını alır ve işten çıkış kodu Askerlik Nedeni İle İş Akdi Feshi girilmiş olur ki, bu hem kıdemin haksız yere ödenmesi hem de işten çıkış kodunun yanlış olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle işverenlerin Askerlik Nedeni İle İşten çıkan personelde sülüs belgesi ile çıkış sebebini kanıtlamasını istemesi doğal bir hakkıdır.

                Sülüs belgesi alındıktan sonra aşağıda ki örnek dilekçe ile işverene bildirimde bulunulur ve çıkış işlemi derhal fesih sebebi gereğince yapılır.

../../….

XYZ AŞ.’ne

../../…. Tarihinden beri işletmenizde …..  olarak çalışmaktayım. ../../…. Tarihinden itibaren askerlik görevimi yerine getireceğim için iş akdimi ../../….. tarihinden itibaren geçerli olmak üzere fesih ediyorum.  4857 Sayılı iş kanunu gereğince tüm hak ve ücretlerimle birlikte 1475 Sayılı İş Kanunun 14. Mad. Gereğince kıdem tazminatımın hesaplanarak tarafıma ödenmesi konusunda gereğini saygılarımla arz ederim.

 

 

Adres:                                                                                                                          Ad-Soyad

Iban No:                                                                                                                          İmza

Ek-1: Sülüs Belgesi

 

 

Askere Gidecek Personelin Diğer Hakları

-4857 Sayılı İş Kanunun 28.Maddesi gereğince işçi işverenden Çalışma Belgesi talep edebilir ve bunu belirtilen sürelerde doğru şekilde vermekle yükümlüdür. Ayrıca istenen çalışma belgesinin zamanında ve doğru bir şekilde verilmemesi durumunda işçinin uğradığı zarar için eski işvereninden tazminat talebinde bulunabilir.

-Terhis olan eski çalışan, terhisinden itibaren iki ay içerisinde işverenden talep etmesi durumunda aynı şartlar altında boş yer varsa derhal, yoksa kadro boşaldığında diğer adaylara tercihen işe başlatmakla yükümlüdür. Bu hüküm 4857 Sayılı İş Kanunun 31. Maddesinde düzenlenmiştir.

-Terhis olan eski çalışan dilerse işsizlik maaşı hakkı da bulunmaktadır. Bunun için terhis olduktan sonra e-devlet üzerinden başvuruda bulunabilir.

 

Askere Giden Personele İhbar Tazminatı Verilir Mi?

        Askerlik nedeniyle işten ayrılan personel ihbar tazminatı hakkı kazanamaz işverende böyle bir hak talep edemez.

Kategoriler
GÜNCEL MUHASEBE SGK

Evlenen Kadının Kıdem Tazminatı Hakkı

EVLENEN KADININ KIDEM TAZMİNATI HAKKI
EVLENEN KADININ KIDEM TAZMİNATI HAKKI
                     İş sözleşmesiyle bir işverene bağlı olarak çalışan(yani sigortalı olarak bir işyerinde çalışan) kadınlar evlendikleri taktirde, nikah tarihlerinden itibaren 1 yıl içerisinde iş sözleşmesini tek taraflı fesh ederek kıdem tazminatı hakkı kazanır. Önemli olan nokta; nikah tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde işverene, iş sözleşmesini evlilik nedeni ile fesh ettiğini bildiren  ve ekinde evlilik cüzdan fotokopisi bulunan bir dilekçe ile bildirimde bulunması. Sözleşmenin feshi için herhangi bir ihbar süresi öngörülmemektedir. 

Kategoriler
EKONOMİ GÜNCEL MUHASEBE TÜRKİYE

Kitle Fonlaması Nedir ?

kitle fonlama
kitle fonlama
            Başbakan Yardımcısı  Mehmet Şimşek’in açıklamalarıyla gündeme gelen Kitle Fonlaması, bir projenin internet aracılığı ile finanse edilmesine verilen addır. Geleneksel yöntemlerde, mevcut birikimler bankalar aracılığı ile değerlendirilmektedir. Yani dolaylı bir finansman söz konusudur. Kitle fonlamasında herhangi bir aracı kuruma ihtiyaç duyulmamakta, finansman gereksinimi olanlar bunu kendilerine sağlayabilecek olan kimselere direk olarak başvurmaktadır. Burada iletişim aracı internettir. 

Kategoriler
MEVZUAT MUHASEBE VERGİ

Akaryakıt Fişleri Ba/Bs Formlarında Bildirilmeli

babs_2      Akaryakıt Fişleri Ba/Bs Formlarında Bildirilmeli mi?

   

        Bilindiği üzre 350 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alım/satım işlemlerinde BA-BS(Brüt Alış- Brüt Satış) formları ile bildirmeleri gerekmektedir. Ancak birçok kişi bildirimlerin neleri kapsadığı konusunda tereddüte düşmekte özellikle de ÖKC fişleri konusunda.

        Örneğin, taşımacılık veya serviscilik alanında faaliyet gösteren mükllefin benzin istasyonlarında, pompalara bağlı olan ÖKClerden aldığı fişleri bildirip bildirmemesi konusunda tereddüte düşülmekte. Maliye bakanlığının yayınladığı 369 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu genel tebliğinde akaryakıt fişlerinin hatta yolcu bileti ve sigorta komisyon gideri gibi belgelerin de Ba-Bs formlarına dahil edilceceği açıkca belirtmiştir.

 396 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

 1.2. Bildirime Konu Alış/Satışlar Ve Hadler

 1.2.2 Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilecektir.

 

396 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Tam Metini İçin Tıklayın.

 

 

 

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO: 396)

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun[1] 148, 149 ve Mükerrer 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, 350[2] Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiş, 362[3] ve 381[4] Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle de bu yükümlülüğe ilişkin açıklamalar yapılmıştı.

Söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

1- KAPSAM

Yükümlülük Kapsamındaki Mükellefler

Bilindiği üzere, belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirme yükümlülüğü, bilanço esasına göre defter tutan mükellefleri kapsamaktadır.

1.1.1.    Bilanço esasına göre defter tutmakta iken,  işletme hesabı esasına geçen mükellefler, işletme hesabına geçtikleri hesap döneminden itibaren bildirimde bulunmayacaklardır.

Buna karşın, işletme hesabına göre defter tutmakta iken, bilanço esasına geçen mükelleflerin, bilanço esasına geçtikleri hesap döneminden itibaren bildirim formu verme zorunlulukları bulunmaktadır.

1.1.2.    Kurumlar vergisinden muaf olan mükellefler, muafiyetten yararlandıkları hesap döneminden itibaren Ba-Bs bildirim formu vermeyeceklerdir.

1.1.3.    Serbest bölgelerde faaliyet gösteren mükelleflerin de Ba-Bs bildirimi verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Söz konusu bildirimler, bu mükelleflerin kanuni merkezleri tarafından, merkez ve şube bilgileri birleştirilerek verilecektir. Ancak, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olup, münhasıran serbest bölgede şubesi veya temsilciliği bulunan mükellefler, bildirim formlarında merkez bilgilerini dikkate almaksızın yalnızca serbest bölgede faaliyette bulunan şubelerinin mal ve/veya hizmet alış/satışlarını bildireceklerdir.

1.1.4.    Kollektif şirketler ve bilanço esasına göre defter tutan adi ortaklıkların Ba-Bs bildirim formları ortaklık veya şirket adına bunların vergi kimlik numaraları kullanılarak verilecektir. Ortaklık veya şirket adına verilmesi gereken bildirimlerin ortaklardan herhangi birinin vergi kimlik numarası kullanılarak verilmesi halinde bildirim formları hiç verilmemiş kabul edilecektir.

1.1.5.    Birden fazla şubesi bulunan mükelleflerin bildirim formlarının merkez tarafından şube ve merkez bilgileri birleştirmek suretiyle verilmesi gerekmektedir.

1.1.6.    Diğer taraftan, 362 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile noterlere yönelik olarak getirilmiş bulunan bildirim yükümlülüğü, 2010 yılından itibaren kaldırılmıştır.

1.2. Bildirime Konu Alış/Satışlar Ve Hadler

1.2.1.    Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilecektir.

1.2.2.    Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları, "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" nun Tablo II alanında bildirilecektir.

Söz konusu hadlerin uygulanmasında, özel matrah şekline tabi mal ve/veya hizmet alış/satışlarında katma değer vergisi, özel tüketim vergisine tabi işlemlerde ise özel tüketim vergisi dahil tutarlar dikkate alınacaktır.

Belgelerde gelir vergisi tevkifatına da yer verilen hallerde tevkifattan önceki brüt tutarlar dikkate alınacaktır.

Belirlenen hadlerin altında kalan alış ve satış bedellerinin bildirildiği, “Diğer Mal ve Hizmet Bedeli Toplamı” (Tablo III) bölümü Ba-Bs bildirim formlarından çıkartılmıştır.

1.2.3.    Herhangi bir mal ve hizmet alış veya satışına bağlı olarak, ödemenin gecikmesi ve döviz kurlarının değişmesi suretiyle ortaya çıkan ve fatura düzenlenmek suretiyle alıcıya/satıcıya yansıtılan vade veya kur farkı gelirleri/giderleri de haddi aşması halinde bildirimlere dahil edilecektir.

1.2.4.    Bir kişi veya kurumdan yapılan alışların kısmen veya tamamen iade edilmesi durumunda, bu iadeler söz konusu kişi ve kuruma yapılan satış olarak dikkate alınacaktır.

Aynı şekilde, bir kişi veya kuruma yapılan satışlardan bir kısmının veya tamamının iade alınması durumunda, bu iadeler söz konusu kişi ve kurumdan yapılan alış olarak dikkate alınacaktır.

1.2.5.    Bankalar,  Katılım Bankaları, Aracı Kurumlar,  Portföy Yönetim Şirketleri, Menkul Kıymet Yatırım Fon ve Ortaklıkları, Reasürans Şirketleri, Emeklilik Şirketleri, Sigorta Şirketleri ve Acenteleri yapmış oldukları işlemleri belirli periyotlarla Bakanlığımıza bildirdiklerinden, hizmet ve satış işlemlerinde düzenledikleri dekont ve poliçe bilgilerini Form Bs ile bildirmelerine gerek bulunmamaktadır.

Aynı şekilde, bu kurumların kendi aralarındaki işlemler sebebiyle düzenledikleri dekontların karşı tarafça Form Ba ile bildirilmesine de gerek bulunmamaktadır.

Ancak bu kurumlar, diğer belgelere dayalı olarak yaptıkları mal ve hizmet alım/satımlarını genel esaslar çerçevesinde Ba-Bs formları ile bildirmek zorundadırlar.

1.2.6.    Döviz alış-satışı yapan mükellefler ile yetkili müessese izin belgeli ve altın borsasına üye olup kıymetli maden alış-satışı ile uğraşan mükellefler belirli miktarın üzerindeki alış-satış bilgilerini Bakanlığımıza bildirmek zorunda olduklarından, bu işlemlerini ayrıca Ba ve Bs bildirim formlarıyla bildirmelerine gerek bulunmamaktadır.

Ancak, bu kurumlar, diğer belgelere dayalı olarak yaptıkları mal ve hizmet alım/satımlarını genel esaslar çerçevesinde Ba-Bs formları ile bildirmek zorundadırlar.

Diğer taraftan, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin, döviz büroları ve yetkili diğer kuruluşlardan yapmış oldukları döviz alış-satışlarını Ba ve Bs bildirim formlarına dahil etmelerine gerek bulunmamaktadır.

1.2.7.    Sigorta şirketleri tarafından yapılan tazminat ödemeleri fatura ile belgelendirilen bir mal veya hizmet alımına dayanıyor ise, bu alımların genel esaslar çerçevesinde katma değer vergisi hariç tutarlarıyla Ba bildirim formuna dahil edilmesi gerekmektedir.

2- BİLDİRİMLERİN DÖNEMİ VE VERİLME SÜRESİ

2.1. Dönemi

Yükümlülük kapsamındaki mükelleflerin mal ve/veya hizmet alış/satışlarının aylık dönemler itibariyle bildirilmesi gerekmektedir.

Mal ve/veya hizmet alış/satışlarının bildirilecekleri aylık dönemler, bunlara ilişkin belgelerin düzenlenme tarihi dikkate alınarak belirlenir.

2.2. Verilme Süresi

2.2.1. Mükellefler söz konusu bildirim formlarını, aylık dönemler halinde düzenlemek ve takip eden ayın birinci gününden itibaren son günü akşamı saat 24:00’e kadar sistem üzerinden onaylamak suretiyle göndermekle yükümlüdürler.

2.2.2. Mükellefiyetin terki halinde bildirim formları, işin bırakıldığı tarihi izleyen ayın son günü akşamına kadar verilmek zorundadır. Bu bildirimler, kullanıcı kodu, parola ve şifre almış mükelleflerce veya 3568 sayılı Kanuna istinaden yetki almış meslek mensuplarınca verilecektir.

2.2.3. Bildirim verme zorunluluğu bulunan mükellefin ölümü halinde, bildirim formlarını verme sürelerine, Vergi Usul Kanununun 16 ncı maddesi hükmü uyarınca üç ay eklenir.

2.2.4. Tasfiyesi devam eden mükellefler bildirim formlarını, tasfiye süresince aylık dönemler halinde vereceklerdir. Tasfiyenin başladığı aya ait bildirim formları ise tasfiye öncesi ve sonrası ayrımı yapılmaksızın düzenlenecektir.

Diğer taraftan, tasfiye sonunda bildirimler tasfiye kararının tescil edildiği tarihi izleyen ayın son günü akşamına kadar tasfiye memuru veya 3568 sayılı Kanuna istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından verilecektir.

2.2.5. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun[5];

— 18 inci maddesi uyarınca gerçekleştirilen birleşmelerde, münfesih kurumun birleşmenin gerçekleştiği döneme ilişkin bildirimleri bunlar adına, birleşilen kurum veya 3568 sayılı Kanununa istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından,

— 19 uncu maddesi uyarınca yapılan devirlerde, münfesih kurumun devrin gerçekleştiği döneme ilişkin bildirimleri bunlar adına, devir alan kurum veya 3568 sayılı Kanununa istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından,

— 19 uncu maddesi uyarınca gerçekleştirilen tam bölünmelerde, münfesih kurumun bölünmenin gerçekleştiği döneme ilişkin bildirimleri bunlar adına, münfesih kurumun varlıklarını devralan kurumlardan müteselsil sorumluluk kapsamında herhangi biri veya 3568 sayılı Kanununa istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından,

takip eden ayın son günü akşamına kadar verilmesi gerekmektedir.

3- BİLDİRİMLERİN VERİLME ŞEKLİ VE DOLDURULMASI

3.1. Bildirimlerin Elektronik Ortamda Verilme Zorunluluğu

3.1.1 Bilanço esasına göre defter tutan ve 376 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine[6] göre beyannamesini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, Ba ve Bs bildirim formlarını da elektronik ortamda https://e-beyanname.mb-ggm.gov.tr/ adresinden vermek zorundadırlar.

3.1.2. Bildirim formlarını elektronik ortamda veren mükelleflerin kağıt ortamında (elden veya posta ile) verdikleri bildirim formları hiçbir şekilde kabul edilmeyecektir.

3.1.3. Bildirimlerin elektronik ortamda verilmiş sayılabilmesi için sistem üzerinde onaylama işleminin yapılması şarttır. Onaylama işlemi en geç, bildirimlerin verilmesi gereken sürenin son günü saat 24:00'ten önce tamamlanmalıdır.

3.1.4. Vergi dairesi değişen mükellefler, bildirim formlarını en son bağlı oldukları vergi dairesine göndereceklerdir.

3.1.5. Elektronik ortamdaki bildirim formları;

— Kullanıcı kodu, parola ve şifre almış mükelleflerce gönderiliyorsa; formu düzenleyen kısmına mükellefe ilişkin bilgiler, formdaki yeminli mali müşavir kısmına ise, varsa yeminli mali müşavirlere ilişkin bilgiler yazılacaktır.

— Yeminli mali müşavirce gönderiliyorsa; formu gönderen bölümünde yeminli mali müşavirin bilgileri yer alacaktır. Formu düzenleyen bölümüne varsa serbest muhasebeci/ serbest muhasebeci mali müşavire ait bilgiler, yoksa mükellefe ait bilgiler yazılacaktır.

— Serbest muhasebeci/ serbest muhasebeci mali müşavir tarafından gönderiliyorsa; formu gönderen ve düzenleyen bölümlerine serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavirin bilgileri yazılacaktır. Mükellefin yeminli mali müşaviri varsa yeminli mali müşavir bölümü de doldurulacaktır.

3.2. Bildirimlerin Doldurulmasında Uyulacak Esaslar

3.2.1. Bildirimlerdeki alış/satış bedelleri, Türk Lirası (TL) olarak doldurulacak ve kuruş bilgileri gösterilmeyecektir.

Bir kişi veya kurumdan yapılan alış ve/veya satışlarda birden fazla belge olması halinde kuruş ihmali belge bazında değil, belgelerin toplam tutarı üzerinden yapılacaktır.

Diğer taraftan, birden fazla sayfadan oluşan (nakli yekûnlu) faturalar tek fatura olarak kabul edilecektir.

3.2.2. İthalat işlemlerinin form Ba ile bildirilmesinde Gümrük Beyannamesi giriş tarihi, ihracat işlemlerinin form Bs ile bildirilmesinde ise, fiili ihracatın gerçekleştiği tarih dikkate alınacaktır.

Ayrıca serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükelleflerin yurt içine yaptıkları satış işlemlerinin form Bs ile bildirilmesinde serbest bölge işlem formu tarihi ve tutarı dikkate alınacaktır.

Bildirim formlarında alıcı veya satıcının vergi kimlik numarası, ithalat işlemlerinde “1111111111”, ihracat işlemlerinde ise “2222222222” olarak kodlanacaktır.

3.2.3. Bir kişi veya kurumun birden fazla şubesinden yapılan mal ve/veya hizmet alımları, muhasebe sistemi gereği ayrı ayrı takip edilse bile, birleştirilerek Ba bildirim formunda tek satır olarak gösterilecektir.

Aynı şekilde, bir kişi veya kurumun birden fazla şubesine yapılan mal ve/veya hizmet satışları da birleştirilerek, Bs bildirim formunda tek satır olarak gösterilecektir.

3.2.4. Bildirim verme yükümlülüğü bulunan,  ancak tüm alış ve satışları belirtilen haddin altında kalan mükellefler, söz konusu formları Tablo II dışındaki tüm bilgileri doldurmak suretiyle vermek zorundadırlar.

3.2.5. Ba ve Bs bildirim formlarının Tablo II bölümlerinin doldurulması sırasında kullanılacak "ülke kodu" bilgileri Tebliğ ekinde yer almaktadır. (Ek:3)

4- CEZAİ UYGULAMA

4.1. Bildirimlerin Süresinde veya Tam Olarak Verilmemesi

Bildirim formlarını bu Tebliğde belirlenen süreler içinde vermeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunan mükellefler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi hükmü uyarınca cezai işlem uygulanacaktır. Söz konusu cezai işlemin uygulanmasında, Ba ve Bs bildirim formları tek bir form olarak değerlendirilecek ve tek özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

4.2. Bildirimlerin Düzeltilmesi

4.2.1. Mükellefler elektronik ortamda gönderip onayladıktan sonra, bildirimlerinde hata veya eksiklik bulunduğunu tespit etmeleri halinde, bunları yeniden düzenleyerek göndermek suretiyle düzeltme yapabilirler.

Ba ve Bs bildirim formlarından herhangi birinde hata yapıldığının belirlenmesi halinde, sadece hata yapılan bildirim formunun düzeltilerek gönderilmesi gerekmektedir.

4.2.2. Düzeltme işlemlerinde, hatalı veya eksik olarak düzenlenmiş bulunan bildirim formları tamamen iptal edilmekte ve düzeltmeleri içerecek şekilde düzenlenerek verilen bildirim formu geçerli kabul edilmektedir. Dolayısıyla, düzeltme amacıyla düzenlenen bildirim formlarının, daha önce bildirimde bulunulmamış gibi tüm alış-satış bilgilerini içerecek şekilde doldurulması gerekmektedir.

4.2.3. Bildirimlerin verilme süresi içerisinde yapılan düzeltmelerde herhangi bir ceza uygulanmayacak olup, bu süre geçtikten sonra yapılan düzeltmelerde ise, düzeltilen her bir form için ayrı ayrı olmak üzere Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi hükmü uyarınca işlem yapılacaktır.  

5- YÜRÜRLÜK TARİHİ

Bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslar, Ocak 2010 dönemi ve sonraki aylık dönemlere ilişkin olarak verilecek bildirimler için uygulanacaktır.

Tebliğ olunur.

 

Ekler için tıklayınız.

 

 

 

 

 

 


[1] 10/01/1961 tarih ve 10703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[2] 21/07/2005 tarih ve 25882 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[3] 17/08/2006 tarih ve 26262 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[4] 06/02/2008 tarih ve 26779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[5] 21/06/2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[6] 18/10/2007 tarih ve 26674 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

 

Kategoriler
MEVZUAT MUHASEBE SGK TÜRKİYE

2016 Asgari Ücret Teşviki

türmobASGARİ ÜCRET ARTIŞINDAN KAYNAKLANAN İŞVEREN MALİYETİNİ DÜŞÜRMEYE YÖNELİK DÜZENLEME (6661 SAYILI KANUN MADDE 17)
Asgari ücret 2016 Ocak ayından itibaren brüt 1.647 TL olmuştur. Asgari geçim indirimi hariç tutulduğunda net asgari ücret 1.177,46 TL'dir. Bekar bir işçi için asgari geçim indirimi dahil asgari ücret tutarı ise 1.300 TL tutarındadır.
Asgari ücretteki artışın hiç kuşkusuz işverenler üzerinde de önemli bir maliyeti olacaktır. Çalışma Bakanlığı'nın internet sitesinde bir işçi için asgari ücretin işverene maliyeti 1.935,23 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak hesaplama yapılırken işverenin 5 puanlık prim indirimi teşvikinden de faydalandığı varsayılmıştır.
Asgari ücrette meydana gelen bu artışın işveren üzerindeki yükünün azaltılması amacıyla 6661 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa Geçici 68. madde eklenmiştir. Söz konusu düzenlemenin ayrıntıları şu şekildedir.


a)    Brüt Ücret 2.550 TL Altındaysa İşverene Destek Verilecek
Getirilen Geçici 68. Maddesinin birinci ve altıncı fıkrasına göre;

"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce; a) 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
b)   2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır."
"(6) 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununun ek 9 uncu maddesi uyarınca ücretleri asgari ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan "Linyit" ve "Taşkömürü" çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendinde belirtilen 85 TL günlük kazanç iki kat olarak ve 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50'sini geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır."
Söz konusu madde hükmüne göre; işverenlerin asgari ücret desteğinden faydalanmasında iki farklı durum söz konusu:
Birincisi; 2015 yılının aynı ayında SGK'ya brüt günlük 85 TL (yani aylık brüt 2.550 TL) ve altında bildirimi yapılan sigortalıların sayısını geçmemek üzere 2016 yılında sigortalı başına aylık 100 TL (günlük 3,33 TL) destek verilecek. Linyit ve taşkömürü çıkartılan maden işyerlerinde günlük brüt 85 TL'lik tutar 170 TL (yani aylık brüt 5.100 TL) olarak uygulanacak. Bu işyerlerinde destek sınırı 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50'sini geçemeyecek.
İkincisi; 2016 yılı içinde ilk defa kurulan işyerlerinde SGK'ya bildirilen tüm sigortalılar için sigortalı başına aylık 100 TL destek verilecek.
Dolayısıyla getirilen düzenlemede öncelikle çalıştırılan işçinin şahsı değil sayısına göre işlem yapılacak. Ayrıca 2016 yılında açılan işyerleri tüm işçileri için bu destekten faydalanacak.
b) Muvazaalı İşyerlerine de Destek Verilmeyecek
Geçici 68. Maddesinin ikinci fıkrasına göre;
"(2) Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi Hazine katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2016 yılı için eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden Hazinece karşılanan tutar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz."
Getirilen düzenleme 2016 yılında açılan işyerleri için ayrı bir öneme sahip. Çünkü bu işyerleri tüm işçileri için destekten faydalanacak. Bu sebeple aslında eskiden beri faaliyette olup yeni açılmış gibi kendilerini göstermeye çalışacak işyerleri için de bazı önlemler getirilmiş. Buna göre;
•         Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması
•         Yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması,
•                       Şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi
gibi hallerde destekten faydalanılamayacak ve bu şekilde destek alınmışsa verilen tutarlar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınacak.
c)   Destekten Faydalanmak İçin Bazı Şartlar Yerine Getirilmeli
Geçici 68. Maddesinin üçüncü ve dokuzuncu fıkrasına göre;
“(3) İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2016 yılına ilişkin olarak, aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hâllerinde bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır."

“(9) 2016 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemlerine ilişkin yasal süresi dışında Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar için bu madde hükümleri uygulanmaz." Getirilen asgari ücret teşvikinden 2016 yılında ilk defa açılan bazı işverenlerin faydalanması mümkün değil. Buna göre aşağıdaki işverenlere destek verilmeyecek:

1.       2016 yılına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerini SGK'ya yasal süresi içerisinde vermeyen işyerleri.
2.       Sigorta primlerini yasal süresinde ödemeyen işyerleri.
3.       Kayıtdışı işçi çalıştırdığı tespit edilen işyerleri.
4.       Sahte sigortalı bildirimi yapan işyerleri.
5.       SGK'ya prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunan işyerleri. (Ama bu işyerleri borçlarını taksitlendirirlerse destek alabilecekler.)
6.       Söz konusu koşullar sadece 2016 yılında ilk defa açılan işyerleri ile ilgili. Kanun maddesinde diğer işyerleri için bu şartlar getirilmemiş. 2016'dan önce de faaliyette bulunan işyerleri için sadece aylık prim ve hizmet belgelerini SGK'ya yasal süresi içerisinde vermemesi halinde teşvikten faydalanmama söz konusu.
2016 yılından önce faaliyette bulunan işyerleri ile ilgili SGK tarafından çıkartılacak olan Genelgeye göre işlem yapılması yerinde olacaktır.
d)    Diğer Hususlar
–    Geçici 68. Maddesinin dördüncü fıkrasına göre; bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi verilmemiş olması hâlinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki bildirimler esas alınır. 2015 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2015 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır.
–    Geçici 68. Maddesinin beşinci fıkrasına göre; sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin Hazinece karşılanacak tutardan az olması hâlinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılır.

–    Geçici 68. Maddesinin yedinci fıkrasına göre; bu madde hükümleri, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerine ait kadro ve pozisyonlarda 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanmaz.

– Geçici 68. Maddesinin sekizinci fıkrasına göre; 4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir.
2. MADEN İŞYERLERİ İLE İLGİLİ GETİRİLEN DÜZENLEME (6661 SAYILI KANUN MADDE 6)
10/09/2014 tarihinde çıkartılan 6552 sayılı Torba Kanun ile maden işyerleri ile ilgili önemli düzenlemeler yapılmıştı. Yapılan bu düzenlemeler maden işyerlerinin maliyetinin artmasına neden oldu. Bu kapsamda;
•         Haftalık 45 saat çalışma süresi yeraltı maden işlerinde çalışan işçiler için haftalık 36 saat olarak değiştirilmişti. Ayrıca çalışma süresi günlük altı saatten fazla olamaz şeklinde sınırlama getirildi. (Bu düzenleme daha sonra 6645 sayılı Kanunla değiştirildi ve haftalık çalışma 37,5 saat olarak, günlük çalışma ise 7,5 saat olarak değiştirildi)
•         Yıllık ücretli izin süreleri maden işlerinde çalışanlar için diğer çalışanlara göre 4 er gün arttırıldı. Maden işyerlerinde fazla çalışma yaptırılması yasaklandı.
•         Linyit ve taşkömürü çıkartılan işyerlerinde asgari ücret 2 kat olarak belirlendi.
•         Maden sektöründeki çalışma hayatına yönelik yapılan düzenlemelerden sonra maden işyerlerindeki maliyet artışı, işçi çıkarmalar ve işyeri kapanışlarının önüne geçmek için 4 Şubat 2015 tarihinde 6592 sayılı Kanun çıkartıldı ve Maden Kanununa bir madde eklendi. Ancak söz konusu madde ile sadece Devlete ait maden işyerleri için maliyetin karşılanması uygulaması getirildi.
Yürürlüğe giren 6661 sayılı Kanun ile Devlete ait maden işyerlerine sağlanan maliyet karşılama uygulamasının özel sektör maden işyerleri için de uygulanması öngörüldü.

6661 sayılı Kanun'un 6. Maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanununun geçici 29 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Bu Kanunun 2 nci maddesinde sayılan IV. Grup madenlerden "Linyit" ve "Taşkömürü" çıkaran ve özel hukuk tüzel kişilerinin ruhsat sahibi olarak işlettikleri yeraltı maden işletmelerine, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 41, 53 ve 63 üncü maddelerinde 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler ile bu Kanunun ek 9 uncu maddesiyle oluşan maliyet artışlarının karşılanmasına ilişkin destek verilebilir. Bu destekler Bakanlık bütçesine konulan ödeneklerden karşılanır. Maliyet artışlarının karşılanmasına ilişkin usul ve esaslar ile bu usul ve esasların uygulanma süresi Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir."
Getirilen düzenlemeye göre linyit ve taşkömürü çıkartan özel maden işyerlerinin çalışma süreleri ve asgari ücret nedeniyle oluşan maliyet artışları Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı bütçesine konan ödenekten karşılanacak.
Uygulamanın ne şekilde olacağı ise önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelik ile belirlenecek.

Saygılarımızla…
 

 

Kaynak:

Türmob

Resmi Gazete

Kategoriler
MEVZUAT MUHASEBE TÜRKİYE

Sanayi Sicil Belgesi

Sanayi Sicil Belgesi

 

1- Sanayi Sicil Belgesi Nedir ve Kimler Almak Zorundadır ?

    Aşağıda belirtilen 6948 Sayılı Sanayi Sicil Kanunu'nun 1. maddesinde ki işlerle meşgul olan  ürünü imal eden sanayi işletmelerinin Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerinden almak zorunda oldukları belgedir.